DOLAR 8,567
EURO 10,148
PARİTE 1,184
ALTIN 495,934
FAİZ 18,730
BİST 1.359,5
BİST30 1.460,1
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

13 Nisan İnfaz Yasası Değişiklikleri

17.04.2020

Son zamanlarda Yargı Reform Paketi kapsamında vatandaşın adalete erişiminde kolaylıklar getirilmiş, savcılık, hakimlik ve avukatlık meslekleriyle ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bunun yanı sıra uzun zamandır gündemde olan ve getireceği düzenlemeler beklenen infaz yasası değişikliği de 13.04.2020’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi.

Gündemde en fazla konuşulan husus çocuğun cinsel istismarı suçunu işleyen hükümlülerin affına veya belirli şartlar halinde tahliyesine ilişkin düzenlemenin geçip geçmediği oldu. Tabii ki bu husus ince ve hassas bir çizgi olup iki taraflı düşünerek değerlendirme yapmakta fayda görüyorum. Çocuğun cinsel istismarı toplum vicdanında affedilemeyecek bir husustur. Ancak toplumumuzda kültürel farklılıkların bulunduğunu da göz ardı etmemek gerekir. BM Nüfus Fonu Türkiye Temsilcisi Dr. Zahidul Huque’nin DHA’ya verdiği demece göre gelişmekte olan ülkelerde her üç kız çocuğundan biri erken yaşta evlendiriliyor. Dr. Huque açıklamasında Türkiye’de 181 bin 36 çocuk gelin bulunduğu bilgisini paylaşmış. Ancak TÜİK’in sağladığı veriler bu rakamlardan oldukça farklı. TÜİK’in 2012 yılında yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de çocuk gelin oranı yüzde 6.7, sayısı ise 40 bin 428. Biz dahi dedelerimize, ninelerimize baktığımızda 14-15 yaşlarında evlendiklerini üstelik çocuk sahibi olduklarını görmekteyiz. Şu anda özellikle ülkemizin doğu bölgelerinde bu anlayışların devam ettiğini söyleyebiliriz. Kültürel farklılıklarla ceza kanunlarının örtüşmemesi sebebiyle kendi isteğiyle erken yaşta evlenen veevlendiğinde 18 yaşının altında olması nedeniyle, mevcut ceza kanunu hükümlerine göre cinsel istismar suçunun mağduru olarak değerlendirilen kişilerin eşlerinin yapılan yargılama sonucunda cezaevine girdiğini ve bu şekilde yuvası dağılanların olduğunu da göz ardı edemiyoruz. Tabii ki uzun vadede bu sorunun çözümü eğitim imkanının ve maddi imkanların sağlanması olsa da buradaki daha önceden meydana gelmiş mevcut mağduriyetin de giderilmesi gerekmektedir. Buna ilişkin TBMM’ne verilen taslak madde metninde suçun takibinin mağdurun şikayetine bağlanması ya da herhangi bir cebir, tehdit, hile olmaksızın suçun işlenmiş olduğu durumlarda mağdurla evlenilmiş olması şartıyla suçu işleyen kişinin cezalandırılmaması gibi düzenleme teklifleri mevcuttu. Ancak toplumda sanılanın aksine kabul edilen infaz düzenlemesinde bu madde bulunmamaktadır. Kanaatimce bu husus oldukça hassas bir konu olup, çocuk gelinlerin sayısının artmasına fırsat verilmeden sosyolojik yapıya uygun bir çözüm üretilmesi gerekmektedir.

Peki İnfaz Yasası Değişiklikleri Neler Getirmektedir?

Koronavirüs (COVİD-19) salgını nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlüler, 31 Mayıs 2020’ye kadar izinli sayılacak. Salgının devam etmesi durumundaysa bu süre 2 aylık sürelerle olmak üzere 3 kere uzatılabilecek.

MADDE 4 “5. Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.’’

Düzenlemeyle infaz hakimlikleri yetkileri belirtilmiş ve  Cumhuriyet savcısının vermiş olduğu ceza ve güvenlik tedbirlerine karşı şikayeti inceleme yetkisi verilmiştir. Savcılık tarafından verilen ceza ve güvenlik tedbirine karşı tedbirin öğrenildiğinden itibaren 15 gün her halde 30 gün içerisinde infaz hakimliğine şikayet yoluyla itiraz edilebilecektir.

Bununla beraber infaz hakimlikleri infaza ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hallerinde mahkeme tarafından alınacak kararları da almaya yetkili olmuştur.

Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

            Kasten yaralama suçu üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanılarak silahla işlenmesi halinde, şikayet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılırken, canavarca hisle işlenmesi halinde bir kat oranında yükseltilerek 18 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilecektir.

           

İnfaz Yasasında Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Düzenlemeler Nedir?

MADDE 295275 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan “iki” ibaresi madde metninden çıkarılmış, bende “vasisiyle” ibaresinden sonra gelmek

üzere “ya da ana veya babasıyla birlikte kardeşiyle” ibaresi ve fıkraya aşağıdaki bentler

eklenmiştir.

“l) Çocuk hükümlüler için kurum bünyesinde gerçekleştirilen tören veya anma günü ya da

doğum günlerinde çocukların ailelerinin de etkinliklere katılması sağlanabilir.

  1. m) Çocuk hükümlünün yanında kalacağı bir yakınının olmaması nedeniyle kullanamadığı

özel izinler yerine kurum idaresinin uygun gördüğü gün kadar eğitimevinin bulunduğu il

sınırları içinde gündüzleri iznini geçirmesi ve gece eğitimevinde kalması imkânı verilebilir.

  1. n) Çocuk eğitimevinde kalan hükümlünün hafta sonunda bir gün, kurum idaresinin uygun

gördüğü süre kadar, kurum dışına çıkmasına izin verilebilir

  1. o) Çocuk eğitimevinde kalan hükümlü, kamu kurum ve kuruluşlarının gençlik kampı veya

gençlik merkezi gibi imkânlarından yararlandırılabilir.”

 

            Çocuk hükümlülere kurum içindeki iyi tutum ve davranışları karşılığında teşvik amaçlı ve ödül olarak 3 saatten 24 saate kadar anne, baba veya vasisiyle görüşme izni verilmekteydi. Yapılan düzenleme ile ‘kardeş’ler de bu görüşmeye dahil edilmiştir. Ayrıca özel günlerde aileyle görüşme imkanı verilmiştir. Çocuğun yine kamu kurum ve kuruluşlarının gençlik kampı veya gençlik merkezi imkanlarından faydalandırılmasının önü açılarak çocuğun bir suçlu değil de topluma kazandırılması gereken bir birey olduğu gözetilmiş ve  ıslahı amaçlanmıştır.

Suç Örgütü Kuranlar, Yöneticiler ve Üyelerinin Cezası Artırıldı

Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya örgütü yönetenlerin örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, 2 yıldan 6 yıla kadar alınan hapis cezası 4 yıldan 8 yıla çıkarılarak artırıldı.

Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlara verilen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ise 2 yıldan 4 yıla kadar çıkarıldı.

Adli Kontrol İmkanı Getirildi

MADDE 15 ‘’Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir.”

            İnfaz yasasındaki bu değişiklikle ağır hastalığı bulunan veya fiziki veya zihinsel engeli sebebiyle yaşamını tek başına idame ettiremeyecek kişiyle, hamile olan veya doğumun üzerinden altı ay geçmeyen annenin tutuklanma yerine adli kontrol altına alınması imkanı getirilmiştir.

Mevcut düzenlemelerle insan haklarına daha saygılı hale getirilmeye çalışılan kanunlarımızın uygulayıcılarının verdiği kararlarla adalet hükmü tesis olunacaktır. Bu nedenle kanun koyucudan daha fazla hakim ve savcılarla vatandaşın hakkını savunma görevi üstlenen avukatlara iş düşmektedir

*
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.