DOLAR 8,568
EURO 10,151
PARİTE 1,184
ALTIN 496,174
FAİZ 18,730
BİST 1.359,5
BİST30 1.460,1
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

Avukatlık Kanun Tasarısı

08.05.2020

Geçtiğimiz hafta tekrar gündeme gelen ‘Avukatlık Kanun Taslağı’ başlıklı metin çoğu haber sitesinde ve sosyal medyada Adalet Bakanlığı’nın avukatlık kanununun değiştirilmesi için verdiği taslak olarak karşımıza çıktı. Adalet Bakanlığı, 04.05.2020 tarihinde bu taslağın 2014 yılında üniversitelerin görüşüne sunulan metin olduğunu açıkladı. Ancak bu durum avukatlık mesleğinin bir düzenlemeye ihtiyacı olduğunu ve meslektaşların bu hususta ciddi bir talebi olduğunu tekrar göz önüne çıkardı.

Gündemdeki taslaktan da yola çıkarak bazı mesleki problemler ve bunlara çözüm önerilerine ilişkin bir yazı yazma, meslektaşların sorunlarından bir kısmını dile getirme gereği duyuyorum. Özellikle sayıları her geçen gün artan ve büro açınca iş bulamayan, işçi avukat olarak çalıştığındaysa asgari ücretin sadece 100-200 TL üstünde maaş alan gençler en büyük mağduriyeti yaşamakta. O yüzden ilk olarak ;

1-) CMK veAdli Yardım Ücretleri Bağlamında KDV Sorunu

            Tüketim vergisi olarak mal ve hizmet alımlarında karşımıza çıkan KDV Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler, vesayet davaları ve işleri; bu davalara bağlı kanun yolları; iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ile bunlara bağlı ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri dışındaki avukatlık hizmetlerinde %18 olarak uygulanmaktadır. Ayrıca mevcut ücretler neredeyse bir yıl gecikmeli verilmekte, bu esnada zaten maddi sıkıntıdaki avukat daha fazla mağdur olmaktadır.

Burada genç meslektaşların sayısının artmasıyla zaten düşük olan ve herhangi bir şekilde geçim imkanı sağlamayan Cmk ve adli yardım hizmetleri tamamen kamusal adaletin sağlanması saikiyle gerçekleştirilmektedir. Verilen hizmet ücretlendirmesi Türkiye Barolar Birliği’nin asgari ücret tarifesinin altında bir ücret olmasına rağmen bundan alınan %18’lik KDV bedeli vergilendirmenin amacına da aykırı düşmektedir.

2-) Avukatın Reklam Yasağı

            Avukat, yasa gereği savunma hakkını temsil ederek yargının üçlü sac ayağından birini oluşturmaktadır. Avukatlık mesleğine baktığımızda serbest meslek olması sebebiyle reklam ve tanıtım olmadan yapılamayacağı açıktır. Günümüzde de reklam kuşaklarında yer almasa bile sosyal medyaya reklam verilmek suretiyle bu yasağın delindiği görülmektedir.

Avukatlara ilişkin reklam yasağının uygulamada işlerliği bulunmamaktadır. Ancak reklam yasağının tamamen kalkmasıyla binlerce avukat reklamı işgali olacağı ve yanlış yönlendirmeleri içereceği de aşikardır. Bu sebeple reklam yasağı kaldırılacaksa bile denetiminin TBB, Adalet Bakanlığı ve RTÜK tarafından sıkı bir şekilde yapılması gerekecektir..

3-) Uzman Avukatlık

            Uzman avukatlık, birçok ülkede uygulaması bulunan bir müessese. Ancak yurtdışından ithal edilen hususlarda ülke şartlarına bakmak ve ona uygun şekilde düzenlemekte fayda var. Aksi halde yamalarla uzun süre içerisinde düzeltme çabası içine girilmekte.

Avukatlık mesleği mesleki bilginin yanı sıra uygulamadaki tecrübeyi de içermektedir. Bu sebeple bir konuyu iyi bilmekle karşısına çıkacak uygulama yöntemlerini muhakeme edebilmek bir arada değerlendirilmelidir. Yani sadece kıdem veya sadece bilgiye dair bir sınav ‘uzman’ sıfatını almaya yeterli değildir.

Uzmanlık verilecek alanlar belirlenirken özel hukuk veya kamu hukuku gibi değil de uzman boşanma avukatı gibi alt başlıklarda bu unvanın kullanılmasına izin verilmelidir. Bu esnada sadece kıdem şartı ve TBB yönetmeliğine göre belirlenecek şartlar yeterli olmayacaktır. Bu husus kanunda açıkça düzenlenmelidir. Örneklerinde belirli bir danışmanlık şartı bulunmaktadır. Ancak şu dikkate alınmalıdır ki yoğun çalışması olan bürolarda işçi avukatlar tarafından verilen danışmanlığın uzmanlığı büro sahibinin unvanına eklenmemelidir. Bunun yanı sıra gelebilecek yüksek lisans yapma şartı, gelecek uygulamaya yönelik bir sınavda başarılı olma şartı uzman avukatlık unvanı alma açısından daha somut ve objektif kriterler  olacaktır.

Örneğin ceza davasında sadece mevzuatı bilmek değil hitap, mahkeme karşısında savunma ve ikna yeteneği de önem arz etmektedir. O sebeple uzmanlık belirlenirken yapılacak sınavın uygulamaya yönelik olması zaururidir.

3-) Staj Süresi ve Stajerlerin Çalışma Koşulları

Günümüzde avukat stajerleri kadar sıkıntılı koşulları olan az grup vardır. Çünkü stajer, tam zamanlıı çalışır, mahkeme ve icralara giderek dosyaların işlemlerini takip eder bunlara ek olarak  küçük ofislerde avukatlık dışındaki işleri de üstlenir ve 500 TL’den 1500TL’ye kadar (çalıştığı yerin takdirindedir) ücret alarak hayatını idame ettirmeye çabalar.

Üniversitelerdeki hukuk eğitimindeki eksiklik staj eğitimini olmazsa olmaz hale getirmektedir. Ancak staj süresi uzatılacak olsa bile bu esnada stajerlerin hakları iyileştirilmeli ve yasal koruma altına alınmalıdır. Aksi halde birçok işin yürütülmesini sağlayan ancak hakkaniyete aykırı şekilde emekleri ücretlendirilen staj dönemi ailesinin maddi durumu olmayan kişiler için çekilmez ve yürütülmesi mümkün olmayan bir dönem haline gelecektir.

Staj dönemindeki avukatlara ilişkin bir fon oluşturularak en azından geri ödemesiz destek sağlanmalı ve bu dönemdeki sigorta giderleri de devlet tarafından üstlenilmeli veya desteklenmelidir.

4-) Avukatlık Sınavı

            Avukatlık, üniversitelerin sayısının artması, hukuk fakültesi kontenjanlarının da paralel olarak artırılmasıyla birlikte maalesef niteliksiz mezunların da bulunduğu bir meslek haline gelmiştir. Bu sebeple bir sınav nitelik tespiti açısından gerekli hale gelmiştir.

Ancak hukuk fakültesine girmeye hak kazanıp mezun olduğunda sınavı kazanamayan kişilerin ne olacağına dair somut bir belirleme yapılmalıdır. Hakim-savcı yardımcılığı kurumu burada bir iş olanağı olabilecektir.

5-) Avukatlık Şirketleri ve Şubeleşme   

Avukatlık şirketleri ülkemizde fazla yaygın olmamasına rağmen yavaş yavaş sayıca artmaktadır. Bu şirketlerin işlerini takip etmek adına şubeleşme imkanı getirilmesi iyi dizayn edildiğinde avukatlık mesleğinin iş yoksunluğunun azalmasını ve avukatların da daha profesyonel çalışabilmesini sağlayacaktır.

Şu anda en büyük problemlerden  biri bordrolu çalışan avukatların SGK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılması ve 2.500TL – 3.000TL maaşlar verilmesidir. Bu kanuna aykırı hususun denetiminin sağlanması oldukça basit olup bu konuda asgari avukata verilmesi gereken aylık ücretin altında ücret veren şirketler ve şubeler denetlenerek gerekli cezalar verilmelidir.

6-) Kurum Avukatlarının Şartları İyileştirilmelidir

            Kurum avukatı; devletin yasal iş ve işlemlerini hukuki bilgisiyle yürüten, görüş veren, mahkemelerde savunuculuğunu yapan ve yine kamu çıkarlarını gözeten savcılık makamıyla aynı çıkış noktasına sahip çalışma biçimidir. Devletin çıkarlarını gözeten kurum avukatları çalıştıkları yere ilişkin olarak birbirinden çok farklı şartlar ve ücretlerle çalışabilmektedir. Sigorta şirketleri, üstlendikleri yüksek riskler dolayısıyla mesleki sorumluluk sigortası dahi yapmaya yanaşmamaktadır. Bütün bu nitelikli işleri ve üstlendikleri risklerine rağmen özlük haklarında ve almış olduğu maaş ücretlerinde yine aynı devletin çıkarlarını gözeten iddia makamıyla arasında uçurum bulunmaktadır. Bu sebeple çalışma koşullarında, baro aidatlarında ve almış oldukları maaşlarda kamu avukatlarının şartları iyileştirilmelidir.

Hukuki himaye sigortasından, avukatın delil toplama yetkisine kadar tartışılacak birçok konu bulunmaktadır. Burada meslek örgütü, STK’lar ve bakanlığın bir çalıştay yaparak karşılıklı görüş alışverişleriyle ortak bir taslak hazırlaması vatandaşın adalete erişiminde en önemli paylardan biri olan avukatlığın uzun vadeli geleceği açısından büyük önem arz etmektedir. Umuyoruz ki bütün bunlar göz önüne alınacak, değerlendirilecek ve mesleğin sorunlarını giderecek bir yasa ortaya çıkacaktır.

*
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.