DOLAR 8,647
EURO 10,140
PARİTE 1,173
ALTIN 488,028
FAİZ 17,680
BİST 1.419,4
BİST30 1.519,5
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Sağanak Yağışlı

Dışişleri’nden AB Yüksek Temsilcisi Borrell’in Kıbrıs açıklamasına cevap

Dışişleri’nden AB Yüksek Temsilcisi Borrell’in Kıbrıs açıklamasına cevap
*
16.11.2020

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “Kıbrıs Türk halkına hiçbir açıklamasında atıfta bulunmayan, 2004 yılında BM çözüm planını reddeden Güney Kıbrıs Rum Yönetimini üyelikle ödüllendiren, Kıbrıs Türklerine verdiği sözlerin hiçbirisini yerine getirmeyen AB’nin çözüme katkıda bulunması beklenemez” dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, AB Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell’in Kıbrıs Meselesine ilişkin açıklamasına cevaben yazılı bir açıklama yayımladı.

Kıbrıs meselesinin taraflarının belli olduğunu dile getiren Aksoy, “AB Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell’in, 15 Kasım 2020 tarihli açıklamasında, Kapalı Maraş ve Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda dile getirdiği görüşler, AB’nin Adadaki gerçeklerden ne kadar kopuk olduğunu yeniden gözler önüne sermekte, KKTC halkının sandığa yansıyan hür iradesini görmezden geldiğini ortaya koymaktadır. Kıbrıs meselesinin tarafları bellidir. Adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm ancak Ada’nın ortak sahibi iki halkın iradesi esas alındığı takdirde mümkündür. Kıbrıs Türklerinin varlığını ve haklarını yok saymayı alışkanlık hale getiren AB şimdi de Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesini reddetme cüretini göstermektedir. Kıbrıs Türk halkına hiçbir açıklamasında atıfta bulunmayan, 2004 yılında BM çözüm planını reddeden Güney Kıbrıs Rum Yönetimini üyelikle ödüllendiren, Kıbrıs Türklerine verdiği sözlerin hiçbirisini yerine getirmeyen AB’nin çözüme katkıda bulunması beklenemez” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kapalı Maraş konusunda aldığı ve Türkiye’nin tam destek verdiği kararın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da belirttiği gibi yeni mağduriyetler yaratılmasına değil, mevcut mağduriyetlerin giderilmesine matuf olduğunu bildiren Aksoy, şunları aktardı:

“BM Güvenlik Konseyi kararları, mülkiyet haklarının üzerinde değildir. Aynı şekilde, BM Güvenlik Konseyi kararları halkların iradelerinin de üstünde değildir. Kıbrıs Türk halkının iradesi son seçimlerde iki devletli çözüm modelinin müzakere edilmesi yönünde oluşmuştur. Bu iradeye AB dahil herkesin saygı göstermesi gerekir. Kıbrıs’ta iki toplumlu, iki kesimli federal çözüm modeli 50 yılı aşkın süredir denenmiş, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını eşit ortak olarak görmemesi, gücü ve refahı paylaşmak istememesi nedeniyle bir sonuç vermemiştir. AB, Kıbrıs meselesinin çözümüne katkıda bulunmak istiyorsa, öncelikle Kıbrıs Türk halkının varlığını ve iradesini dikkate almalı ve 2004 yılında verdiği taahhütleri yerine getirmelidir.”

(Mevlüt Hasgül /İHA)

*
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.