DOLAR 7,996
EURO 9,503
PARİTE 1,188
ALTIN 463,891
FAİZ 14,270
BİST 1.320,9
BİST30 1.462,8
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Hafif Yağmur

İzmir Depremi ve Müteahhitlerin Sorumluluğu

Öncelikle 30 Ekim’de İzmir’de meydana gelen depremde 27 yaşında olan ve yeni nişanlanan,  ellerinde tıbbi eldivenle başkalarının acılarını dindirmek için uğraşırken  vefat eden Zarife DOĞAN’ın özelinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet kalanlarına sabır ve baş sağlığı diliyorum. Elif gibi, Ayda gibi betonlara yenilmeyen bebekler de umarım bundan sonraki hayatında bu yaşadıkları travmayı atlatarak hayatlarına hep daha güzel günler yaşayarak devam eder. Hepimiz bu mucize kurtuluşlara bir yandan sevinirken bir yandan yetim ve öksüz kalan çocukları, evladından ayrılan anne ve babaları düşünerek bunun sorumlularına karşı sinirleniyor ve sorumluların cezalarını çekmelerini istiyoruz. Peki burada kim, ne kapsamda sorumlu bu yazımızda biraz da onu incelemek istedik.

Maalesef ülkemiz deprem kuşağında yer almakta ve bu nedenle depremle mücadele halinde yaşamak zorundayız. Ülkemiz ekonomisinin neredeyse %10’unu oluşturan inşaat sektörü deprem konusunda en büyük sorumluluğa sahip sektör. Zira deprem öldürmüyor, insanları usulüne uygun yapılmayan binalar öldürüyor. Burada inşaat firmaları ve müteahhitlerin sorumluluğunun ne olduğu ve daha önceki yargılamalarda buna ilişkin bir ceza verilip verilmediğine bakmak gerekiyor.

AYIPLI MAL NEDİR?

Ayıplı mal, kanuni tanımına göre tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

Tüketici mal ayıplı olduğunda ;

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
  • Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
  • İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

haklarından birini seçebilir.

Burada ayıp ne kadar süreye kadar öne sürülebilir dediğimizdeyse Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 12.maddesinde konut ve taşınmazlar için 5 yıllık bir sürenin öngörüldüğünü görüyoruz. Türk Borçlar Kanunu md. 244’e göre ise taşınmazlarda SATICININ AĞIR KUSURU VARSA bundan doğacak davalar 20 YIL zamanaşımı süresine tabiidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu YARGITAY 2003/4-603 E, 2003/594 K numaralı 22.10.2003 tarihinde verdiği kararıyla zamanaşımı süresinin deprem tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını karara bağlamıştır.

DAVALARIN AKIBETİ NE OLDU?

                1999 Yalova Depremi’nden sonra 2.100 adet dava açıldı. Maalesef bu süreçte davaların çoğunda hükümler ertelendi veya zamanaşımı dolayısıyla düştü. Veli Göçer, 18 yıl 9 ay hapis cezası almış ve 7,5 yıl cezaevinde yattıktan sonra 2011 yılında tahliye olmuştur.

Görüldüğü üzere bugün kayıplarımıza üzülürken yarın bu acıların tekrar yaşanmaması için en büyük sorumluluk denetim mekanizmalarına ve yaşanan facianın sorumlularını yargılayacak adalet sistemine düşmektedir. Adalet Bakanlığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, binaların deprem sonrasında yıkılmasında müteahhitlerin ve idarenin sorumluluğunu doğru bir şekilde tespit edip görevi ihmal olup olmadığını sıkı ve kamuoyunu aydınlatacak şekilde takip etmelidir. Herkesin gözünün önünde yaşanan can kayıplarının müsebbiplerine karşı adli süreç kamuoyu vicdanını da düşünerek şeffaf, hızlı ve adil bir şekilde yürütülmelidir. Adalet, kayıpları yerine getiremeyecekse de doğru kişilerin cezalandırılmasıyla kayıpların tekrarını engelleyecektir.

*
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.